Yaşım O Zaman Küçüktü

Yaşım O Zaman Küçüktü
İpucu: metinden bir bölüm seçip düğmeye bas.

YAŞIM O ZAMAN KÜÇÜKTÜ

Babamın ceketinde iki cep vardı.
Birinde veresiye defterinden koparılmış sayfalar,
ötekinde kimsenin aramadığı bir anahtar.
Eve her gelişinde
önce anahtarı çıkarırdı masaya,
sonra kendini.

 

Yaşım o zaman küçüktü.
İnsanların neden ayakkabılarıyla uyuduğunu
henüz bilmiyordum.

 

Alt kattaki kadın,
kocasının öldüğü gün saçını boyattı.
Mahalle üç hafta bunu konuştu.
Adamın onu merdivenlerden ittiğini
üç yıldır konuşmuyordu.

 

Bakkalın önünde bir çocuk vardı.
Çaldığı ekmeği geri verdi,
içinden kopardığı parçayı değil.
Bakkal tokadı bastı.
Çocuk ağlamadı.
Ağzında ekmek vardı çünkü.

 

O akşam annem
sofraya dört tabak koydu.
Üç kişiydik.
Fazla tabağı kaldırmadı;
çatlağından sızan suyu
ekmekle kuruladı.

 

Yaşım o zaman küçüktü.
Bir evin içinde
kaç ayrı suçun cezasız kalabileceğini
saymayı yeni öğreniyordum.

 

Okulda ailemizi çizmemizi istediler.
Babamı kapının dışında çizdim.
Öğretmen kırmızı kalemle düzeltti.
Babama bir gülümseme,
eve ikinci bir pencere ekledi.

 

Resim panoya asıldı.
Altına adımı yazdılar.

 

Yıllar sonra o okula gittim.
Bina yıkılmıştı.
Bahçede yalnızca paslı bir zil direği
ve üzerine basılmış çocuk ayak izleri vardı.

 

Eğilip bir taş aldım.
Camı olmayan binaya atamadım.

 

Yaşım o zaman küçüktü.
Şimdi değil.

 

Ama o resimdeki adam
hâlâ kapının dışında.

 

Ve kapıyı içeriden kilitleyen el,
benim çizdiğim eldi.

Bu eser sende ne uyandırdı?

Bir duygu seç; yeniden tıklarsan geri alırsın.

Seçkiye ekle Paylaş:

Yorumlar (0)

İlk yorumu sen yaz.

Yorum yapmak için giriş yapın ya da üye olun.