ZAMANA AĞIT

ZAMANA AĞIT
İpucu: metinden bir bölüm seçip düğmeye bas.

ZAMANA AĞIT

sustuklarını söyle, söyle

özüne ağaçların, uzağın dağlara, puslu geceye

yarım şiirlerde yankılanan

ve buğusunda tüten şarkıların nefesinde gizden

ilk huzuru yarılan kalbin

ilk sıcaklığı özlenen gözü yaşlı tüm anıların

bu hüzündür, hüzün

sana benzeyen

 

göçen kendinden, bölünerek

dilindeki sözcükler uymayan unutkan zamana

telaşında, aranılan bir şeylerin

solgun çiçeklerin bakışında izleri hesapsız görünen

kokusuz, renksiz ve hiç anlaşılmayan

ıssızlığında mağaranın

uzak bir yoldan gelip usuldan yüreğine açılan

bu hüzündür, hüzün

sana benzeyen

 

yorgun ve bitkin uykuların 

sonsuz boşluğunda yer değiştiren dağınıklık

acıyı bilen, yaşanılan sevinci biraz

sesleri çıkmayan ve sarıp sarmalayan günlerin 

hayat gibiyiz bu yüzden

bu yüzden ölüm gibiyiz yaşarken

kayıp giden ömrün arkasına hep korkular bırakıyoruz

bu hüzündür, hüzün

sana benzeyen

 

geçtiğin yolların ve yılların

doğal ve hem yapmacıksız baktıran yüzüne

hep susup geceleyin

çıkınca sabahına yine susmaktan 

tutsaklığın, yenilginin gölgesi ağarken gövdene

yaşarırsın güne doğru

bu hüzündür, hüzün

sana benzeyen

 

söyle, ne zaman gördük

bildik ne zaman

söyle, ne zaman hüzünlendik

ve sevindik ne zaman

sustuklarını söyle, söyle

hiç mi hiç unutmasın zaman… 

 

              Erkan Eren

“YANIMDA HEP SEN” kitabımdan bir eser.

Bu eser sende ne uyandırdı?

Bir duygu seç; yeniden tıklarsan geri alırsın.

Seçkiye ekle Paylaş:

Yorumlar (0)

İlk yorumu sen yaz.

Yorum yapmak için giriş yapın ya da üye olun.